TEGEP 6. Eğitim ve Gelişim Zirvesi
17/12/2016 Eğitim ve Gelişim

TEGEP 6. Eğitim ve Gelişim Zirvesi – İkinci Gün

TEGEP Türkiye Eğitim ve Gelişim Platformu Derneği’nin bu yıl 6.sını düzenlediği Eğitim ve Gelişim Zirvesi’nde temamız “Yeniden, Yeni’den Öğren”di. (Yeniden öğrenmek; Yeni olandan öğrenmek, çevik olabilmek, çevik kalabilmek, yeni gelenlerden öğrenmek, yeni nesilden öğrenmek, yeni yöntemlerle öğrenmek ve yeniden geçmiştekini unutarak öğrenmek) Bu çerçevede konuşmacılar ve katılımcı şirketler öğrenmeyi yeniden tanımlayıp, ödüllü eğitim ve gelişim uygulamalarını ve deneyimlerini paylaştılar.

Zirve’nin ilk gününde konuşulan konuları bu yazımda görebilirsiniz.

Ana Konuşmacılar

Hanness Klöpper; 21. Yüzyılın Öğrenme Becerileri; E-öğrenmeyi Yeniden Düşünmek
2. günün ilk ana konuşmacısı açık çevrimiçi dersler sunan Iversity CEO’su Hannes Klöpher’di. Kurumsal eğitimin nasıl dönüşebileceğini anlatırken, Iversity’den örnek eğitimler sundu.

Iversity’e buradan ulaşabilirsiniz. Kesinlikle incelemenizi tavsiye ederim.

Platformu diğer rakiplerinden ayıran en önemli özellik; eğitim içinde konuyu pekiştirmek için şimdi sıra sizde diyip, kullanıcıya hazırlanmış dört seçenek arasından seçip yapmasındansa kendi seçeneğini yaratmasına ve bu seçeneği diğer kullanıcıların değerlendirmesine fırsat sunması (Biz de kendi uygulamalarımızda bu yöntemi uygulayabiliriz).

TEGEP Hanness Klopper

Hannes’a göre, bugüne kadar online eğitimin en büyük gücü zaman ve mekan bağımsız olarak sunulabilen eğitimin sunduğu verimlilikti. Artık, sadece içerik sunmakla yetinmeyip, dijital eğitim platformlarının insanlara onları geliştirici görevler vermesi ve birbirlerinden ve birlikte öğrenmeleri teşvik edici olmasının öneminden bahsetti.

Julia Lindsay; İş’te Mutluluk Bilimi
Günün ikinci ana oturumunda iOpener Institute CEO’su Julia Lindsay işte mutluluğun önemini ve iş sonuçlarına nasıl etkisi olduğunu 10 yıldır devam eden ve 50 binden fazla katılımcısı olan bir araştırmanın verileri ile anlattı.

TEGEP Julia Lindsay

Ana Oturumlar

Cihangir Kavuncu; Dışardan Bakarken – Eğitirken Değer Katıyor Muyuz?
Zirvenin en dikkat çeken sunumlarından birini UniCredit Bank İnsan Kaynaklari Global Transformasyon ve Operasyon Üst Düzey Yöneticisi Cihangir Kavuncu gerçekleştirdi.

Eğitim faaliyetlerinin bir planlama dahilinde olması ve yatırım olarak konumlandırılması gerektiğini, aksi halde harcama olarak algılanacağını vurguladı. Yapı Kredi Bankacılık Akademisi’ni kurarken bu değeri nasıl yorumladıklarını ve üst yönetimlerine nasıl sunduklarını anlattı (Yapı Kredi Bankacılık Akademisi yaklaşık 10 milyon euro yatırım ile kurulmuş). Bununla birlikte bir üst düzey yönetici olarak insan kaynaklarının konumlanmasını değerlendirdi: reaktif İK’dan proaktif İK’ya geçişin formülünü paylaştı.

TEGEP Cihangir Kavuncu

Sunumdan aklımda kalan birkaç cümle:
“Strateji yıllık bütçeden daha önemlidir. Eğitim stratejisi yoksa İK stratejisi yoktur. Şirket stratejisi yoktur. O kurumda sadece eğitim faaliyeti yapılıyordur.”
“Gelişim faaliyeti eğitim faaliyeti değildir. Eğitim faaliyeti gelişim sürecini başlatır.”
“İşbaşı eğitimlerini çok kullanmaya çalışıyoruz. Strateji doğrultusunda yapılandırmalıyız.”
“Eğitim şirkette nasıl yapılmalı? Normal iş yapış şeklinden farklı olmamalı.”
“Liderliğin yeni yetkinliğini vicdani zekadır.”

Doğan Güneş Önder; Siste Kaybolmadan Yarına Hazırlanmak
Doğan Güneş Önder yeniyi, günceli ve işlevseli kavramsal olarak tartıştığı ve açıkladığı bir sunum yaptı. Neyi yeniden öğreniyoruz diye sordu. Bol bol sözlük anlamları üzerinde düşünme egzersizi yaptığımız sunumda, bu kadar değişim içinde rotadan sapmamızı engelleyecek başarılı öğrenme yönetimi için gerekli ilkeleri hatırlattı:

Süreklilik – Planlılık – Yararlılık – Fırsat eşitliği
Bu işin alfabesi olan bu dört ilkeyi ne kadar içselleştirdiğimizi ve iş yapış şeklimize yansıttığımız değerlendirecek bir anket uygulattı (bu sayede anket uygulamalarımızda kullanabileceğimiz Sli.do websitesini de tanımış olduk).

Doğan Bey’in odağında günceli savunmak, yeninin cazibesinden ve trendlerin etkilerinden sıyrılıp ihtiyaca odaklanmak vardı. Mevlana, Hipokrat, Sun Tzo ve Aşık Veysel’den bahsettik. Bugün hala işlevsel ve güncel olduklarını dile getirdik. Öğretmenler gününde gerçekleşen bu sunumda Köy Enstitüleri’nden bahsetmeden olmazdı. Doğan Bey, bizim vazgeçtiğimiz Köy Enstitülerimizin Unesco tarafından en iyi eğitim modeli olarak gösterildiğini hatırlattı.

Sunumda etkilendiğim ve kavram dağarcığıma eklediğim, zirve sonrasında da bolca kullandığım bir kavramla tanıştım: “Öğrenme Emeği”
Zaten öğreniyoruz. Keramet öğrenme kurgusunu, öğrenme emeğini köpürtmek ve canlı tutmak.
Özetle yeni dediğiniz modaya değil güncel ve işlevsel olmayı odaklansın dedik.

Ethem Kocabaş; Nörobilimler Çağında Beyin ve Eğitim
Öğleden önceki son oturumumuzda tipoloji uzmanı ve yazar olan Ethem Kocabaş bize beynimizin işlevselliği ve alın lobunun başarıya etkisi hakkında çok önemli bilgiler verdi.

Ethem Bey’in sunumunda öne çıkan konular;
• İnsan kaynakları ve eğitim birimlerinin yükü büyük: İşe alım sürecinde doğru veya yetkin aday seçememenin eksikliğini eğitimle kapatmak zorunda. Bu anlamda alınabilecek en stratejik eğitim öncelikle “ Ben kimim: Kendimi ve beynimi keşfediyorum”.
• Ölçme teknolojileri değişecek: Eğitim salonlarınızın dışında kişinin eğitime kaç nöron bağıyla girdiğini ve eğitimden kaç nöron bağıyla çıktığını gösterecek araçlar olacak.
• Alın lobu geliştirilmesi lazım. Bu sayede dikkat, eleştirel düşünme, mantık, sorun çözme becerisi, empati, sürdürme etkisi, organizasyon, takip, analiz gibi pek çok yetkinliğin temeli atılmış olur. Sonrasında planlanacak bütün gelişim faaliyetleri doğru temel üzerinde yer alır. Kişiler varoluşsal yakıt almaya başlamalı ki hayatlarını daha anlamlı hale getirebilirsinler. Alın lobunun geliştirmek için ise psikoloji ve beyin ile ilgili kitap okuyarak işe başlayabiliriz.
• Farklı disiplinlerdeki kişileri biraraya getirmenin öneminden, sanat ve inovasyon arasındaki bağlantıdan ve savunma sanayinde müzik odaları kurduğundan bahsetti.

TEGEP Ethem Kocabaş

Prof. Dr. Ferruh Uztuğ; Yeni Kapitalizmin Ruh halinde Eğitim ve Gelişim: Neyi, Nasıl, Neden Markalaştıralım? Şart mı?
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğretim görevlisi Prof. Dr. Ferruh Uztuğ eğitim ve gelişim faaliyetlerimizi kapitalizm penceresinden sorguladı ve yorumladı. Zirvenin en muhalif sunumuydu (ben bu tarz sunumları çok severim).

Sunumda birçok önemli nokta var. Kaçırmamak için Ferruh Bey’in sözlerine direk yer veriyorum;
• Eleştiren ve sorgulayan insan kaynakları çok önemli. Yaptığımız işler sorgulanıyor. Etkisiz eğitimler yapıyoruz. Zamanın ruhunda eğitim ve gelişimi nasıl yönetebiliriz?
• Yeni kapitalizm kültürü “parçalanan kurumları nasıl birarada tutabiliriz?” üzerine sorgulatıyor.
• Yeni yada esnek kapitalizm ne diyor: Ekonomi büyürken reel sektörde istihdam yaratılmıyor. İşsizlik yapısal bir sorun. İş en kıt kaynak. Uzun vadeli tam istihdam hayal haline geliyor.
• Yeni kapitalizm ile beraber karakter aşınması (duygu durumu, ruh hali), güvensizlikler (işsizliğe bağlı) ve belirsizlikler (gelecek yok sadece ana odaklanıyoruz) ortaya çıkıyor.
• Sanayinin Türkiye istihdamındaki payı %20. Sanayi çağında iş benlik değeri idi. İş bulamamak kaygı yaratıyor.
• Son 20 yılda kurum kültürü, kurumdaşlık kavramları üzerine düşünüyoruz.
• Eski kapitalizmi özlüyoruz gibi lanse ediliyor. 40 yıl aynı yerde çalışmak iyidir deniliyor.
• Eğitime ikna etmek için çalışan yetersizliği kullanılıyor.
• Y jenerasyonunun %84’ü çağrı merkezinde çalışıyor.
• İstanbul ve taşrada iş algısı farklı, bu farkı ne kadar dengeli ve gerçekçi okuyabiliyoruz?
• Türkiye’nin gerçekleri kayıt dışı çalışma, taşeronlaşma ve stajların suistimali iken, bütün zirvelerde gelişim faaliyetlerimizde favori konularımız altın yakalılar, mavileşen beyazlar ve Y kuşağı.
• Gerçekçi ve samimi olan ise kurum kültürü ve değerlerin yeniden hatırlanmasıdır.

TEGEP Ferruh Uztug

Paralel Oturumlar

Hande Yaşargil; Liderlik Gelişiminde Güncel ve Global Yaklaşımlar
Son gün katılabildiğim tek paralel oturumda Mentor Danışmanlık ve Praesta Türkiye ve Orta Doğu Yönetici Ortağı Uzman Psikolog Hande Yaşargil bize INSEAD ve Harward gibi prestijli ve pahalı liderlik okullarında öğretilenleri anlattı.

The Business School for the World INSEAD’dan Advanced Management Programme, Transition to General Manager, Global Executive MBA, Leadership Transition, Executive Master in Coaching and Consulting for Change ve Challenge of Leadership, Harvard Business School’dan da Adaptive leadership* anlatılan programlar arasındaydı.

*The Practice of Adaptive Leadership: Tools and Tactics for Changing Your Organization and the World kitabına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu blog, kurumsal akademilerin yapılandırılması, kurumsal eğitim ve gelişim, yetenek yönetimi, yetkinlik analizi, öğrenme yolculuğu tasarımı, gelişim faaliyetlerinin tutundurulması ve kültürel dönüşüm konularında bilgi, deneyim ve uygulamalar paylaşmak için kurulmuştur. Ceviz Akademi’de ele aldığım herhangi bir konu ile ilgili sorunuz ya da yayınlanmasını istediğiniz bir konu öneriniz olduğunda gunduz.guldamlasi@outlook.com e-posta adresinden veya Bize Ulaşın sayfamızdan bana ulaşmanızı rica ediyorum.

Share: